Bursa’da İhtiyaç Nedeniyle Kiracı Tahliye Davası: Şartlar ve Yasal Süreler
Bursa’da kiralık konut ve ticari gayrimenkul sirkülasyonunun en yoğun olduğu Nilüfer, Özlüce ve Balat bölgelerinde, Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 350) kapsamında açılan "İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davaları" en sık karşılaşılan taşınmaz uyuşmazlıkları arasındadır. Kanun koyucu; kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu (çocukları, torunları), üstsoyu (anne, babası) veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer şahısların gerçek konut ya da iş yeri ihtiyacının doğması halinde, belirli yasal şartlara bağlı olarak sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkı tanımıştır. Ancak bu hukuki yolun başarıyla sonuçlanabilmesi, çok sıkı şekil şartlarına ve hak düşürücü sürelere tabidir.
Belirli süreli kira sözleşmelerinde kural olarak, sözleşme süresinin bitiminden itibaren en geç bir ay içerisinde davanın ikame edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, dönem sona ermeden önce kiracıya usulüne uygun şekilde noter onaylı yazılı fesih ihtarnamesi tebliğ edilmişse, dava açma süresi ilgili kira yılı sonuna kadar uzamış sayılır.
Yaşar Seven Hukuk Bürosu olarak kurucu ortaklarımız Av. Kerem Seven ve Av. M. Fazıl Yaşar yönetiminde; Nilüfer, Özlüce, Balat ve Mudanya bölgelerindeki mülk sahiplerinin Yargıtay içtihatları uyarınca "gerçek, samimi ve zorunlu" nitelikteki ihtiyaç iddialarını somut delillerle mahkemeye sunarken, kiracı müvekkillerimizi de haksız ve dayanaksız tahliye baskılarına karşı titizlikle savunmaktayız.
Önemle belirtmek gerekir ki; ihtiyaç gerekçesiyle tahliye sağlandıktan sonra taşınmaz, haklı bir neden olmaksızın 3 yıl süreyle eski kiracıdan başkasına kiralanamaz; aksi halde kanun gereği eski kiracıya bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödeme yükümlülüğü doğar. Dava ön şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinde ve Bursa Sulh Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülen tahliye davalarında hak kaybı yaşamamak adına sürecin kira hukuku alanında uzman bir avukat desteğiyle yürütülmesi tavsiye edilir.